Salı, Haziran 19, 2018

 

Fenerbahçeliler bütün bir sezonu başkanlık seçimlerini bekleyerek geçiriyor..
Herkesi bir merak sarmış vaziyette..
Sokaktaki Fenerbahçeliler Ali koç ismi üzerinde yüksek ihtimalle hem fikir..
Ancak seçimi sokaktaki kişiler değil, kongre üyeleri belirliyor…

İşte futbolun geldiği noktada ben, tam burada duruyorum…
Tuttuğun takım uğruna okulu astığın, sınavlarına girmeyip dönem uzattığın, yağmurda çamurda yüzlerce binlerce kilometre yol yaptığın, deplasman otobüslerinde yarı aç yarı tok peşinden koştuğun, sabahlara kadar pankart boyadığın, hasta yatağında bile takip ettiğin, uğruna sevgilinden ayrıldığın, belki de ailenle ters düştüğün takımını sokaktaki sen değil, salondaki kravatlı beyefendiler belirliyor..
İşte bu yüzdendir ki, sokaktaki Fenerbahçeliler tedirgin ya bizim istediğimiz kişi başkan olmazsa diye…

Ne kadar acıdır ki, uğruna bunca şeyi feda eden, bunca cefa çeken insanların çok fazla söz hakkı olmuyor.. Parayı denkleştirir üye olursan başka…
Ama tüm hafta sanayide, üstündeki forması kir pas içinde kalmış olsa dahi sırtından çıkarmayan, aldığı haftalıkla koşa koşa stada giden insanların bu parayı denkleştirmesi de maalesef zor…

Peki sokaktaki bunca insanın desteklediği kişi değil de, kongre üyelerinin oy verdiği kişi başkan olursa ne olur? Hiç düşündünüz mü?

Fenerbahçe taraftarının son yıllardaki bu suskunluğunu, bir önceki yazımda (Suskunlar) sitemle karışık eleştirmiştim..
Şimdi tekrar soruyorum 3 Hazirandan sonra taraftarın çoğunluğunun istemediği kişi başkan olursa ne olur???

Toplum olarak kararlarımızı hep başkalarının ellerine bırakmamız sonucu maalesef asla istediğimiz gibi yönetilemiyorken, dahası tuttuğumuz takımda dahi söz sahibi olamamamız, geldiğimiz noktayı durup düşünmemizi gerektirir…

Peki diyelim ki, taraftarın istemediği bir sonuç ile karşılaştık, işte o gün Fenerbahçe taraftarı ne yapacak??
Çevremdeki bir çok kişiden; “kombine almam, maça gitmem, Fenerium’a uğramam, tv’den izlemem” gibi tepkiler duyuyorum..
Peki bu çözüm müdür?
Çözüm müdür çoğunluğun istemediği bir kişinin seçilmesi halinde sevdayı boykot etmek??

Yoksa sokaklara çıkıp sahiplenmek mi gerekir Fenerbahçe’yi..
Fenerbahçe’nin coşkun akan selini göstermek mi gerekir yoksa??
Fenerbahçe’nin gerçek sahibinin Fenerbahçeliler olduğunu hatırlatmak mı gerekir mevcut düzene?

Şu bir gerçek ki, 3 Haziran seçimleri bizler için bir dönüm noktası olacak.
Ya kaderine boyun eğecek Fenerbahçe taraftarı yada kendi kaderini yine kendi elleriyle yazacak geçmişte olduğu gibi….

Banner Content

0 Yorumlar

YORUM YAPIN