Salı, Aralık 11, 2018

Halef
Uğur Ozan Sulak

Predrag Danilovic, Sasha Djordjevic, Dejan Bodiroga… Yugoslav basketbol okulu, daima en büyük sahne için mezun verdi̇. Bugünlerde de bir devir teslim töreni var. Bogdan Bogdanovic, kıtanın yeni süper yıldızı olmaya hazır. Kariyerinin ilk Euroleague şampiyonluğunu yaşayan Fenerbahçeli̇ yıldızla Haziran sayısı için buluştuk. İşte o röportajdan bazı bölümler…

Partizan tercihi hakkında;

Ben o dönem bir röportaj vermiştim ve orada “Svetislav Pesic’le çalışmayı çok isterim; her çocuk gibi benim de odam 2002 Indianapolis’te altın madalya alan Yugoslavya takımının posterleriyle dolu” gibi bir şey söylemiştim. Pesic de o aralar Kızılyıldız’ın başına geçti ve benim geçmiş röportajda söylediklerimi manşet yaptılar. Hatta 2005-2006’da gittiğim Kızılyıldız-Roma futbol maçının haberleri falan çıktı. Evet, Pesic’le telefonda görüşmüştüm; benim durumumu da sormuştu ama Kızılyıldız forması giyme ihtimalim hiçbir zaman ciddiyet kazanmadı. Çocukken tribününde olduğum takıma, Partizan’a gittim.

Panathinaikos serisindeki performansına dair;

PAO serisinden önce Spartacus izliyordum. Bir yandan OAKA’yı düşünüyordum… “Acaba atmosfer nasıl olacak?” diye soruyordum kendime. Isınmaya çıktım. Nefreti hissettim. Haftalardır da Spartacus izlediğim için, insana ister istemez bir gladyatör havası geliyor. OAKA da belki ayaklanmanın, savaşın başladığı yer. “Kazansam da kaybetsem de benden nefret edecekler” dedim içimden. Garip bir duyguydu, tam tarif edemiyorum. Çok motiveydim ve salondaki atmosfer öyle olmasa performansım kesinlikle yüzde 30-40 oranında düşerdi. Öte yandan, bana biraz Partizan formasıyla oynadığım Kızılyıldız maçlarını hatırlatmıştı. Kulüpteki son senemde, 30 küsur sayı ortalama tutturduğum nal serisine, koç Vujosevic’in “Bogdan hadi ama! Bütün sezon belki bir Kızılyıldız maçında doğru dürüst oynadın. Diğer hepsinde yattın” konuşmasıyla hazırlanmıştım. Haklıydı, o sezon derbilerde felakettim. Motive olmam gerekti. Ayrıca, PAO serisinden önce Zeljko’nun yanıma gelip “Bogdan… Benim için şu salonda maça çıkmak ne kadar zor tahmin bile edemezsin. Aynı senin Partizan’a karşı, Belgrad’da oynaman gibi” demişti. Onun da etkisi oldu. Isınmaya çıktığımda şöyle bir etrafıma baktım. Hazırdım.

“Şişko Jokic’i Tebrik Ediyorum”

Sırbistan’da Belgrad ve Novi Sad, büyük şehirler kabul edilir. Bir nevi merkez diyebiliriz ikisi için de. Bu kentler haricindeki yerlerde yaşayanlar genellikle sağlıklı olur. Kola içmezler, McDonalds yemezler. Doğal yaşarlar ve günlük hayatta sebze- meyve, taze etle beslenirler. Bunları anlatırken, şunu söylemeye çalışıyorum; Belgrad ve Novi Sad dışındaki bölgelerin çocukları sağlıklıdır. Okullara gidip bakabilirsiniz, hiç şişko çocuk yoktur o bölgelerde. Nikola (Jokic) çok özel bir oyuncu. Ama ayrıca Sırbistan’ın kuzeyinde, Sombor gibi bir yerde yetişip günde iki litre kola tükettiği için de özel. Taşrada büyüyüp öyle şişko olmak gerçekten büyük bir başarı. Tebrik ediyorum.

 

Banner Content
Tags:

Benzer Yazılar

Benzer Yazı Bulunamadı

0 Yorumlar

YORUM YAPIN