Cumartesi, Haziran 23, 2018

SELÇUK YULA’NIN ardından
Abdülkerim Durmaz (Takım Arkadaşı)
YOLDA YÜRÜSE YOL YIKILIRDI

Çok üzüldüm duyduğumda. Çünkü Selçuk hem akranımızdı hem de takım arkadaşımız. Şok olduk tabii. Efsane Bordeaux maçında oynayan tayfadan Hüseyin Çakıroğlu gitti önce, sonra Erdoğan Arıca, şimdi de Selçuk. Bir yandan onlar aklıma geliyor, bir yandan da sıra bize mi geliyor diye endişeleniyorum. Karmaşık üzüntüler bir arada. Yıllar gözümün önünden geçti ilk duyduğumda.

İnanın, hiç tanımadığım Fenerbahçeli taraftarlar arıyorlar ve “Abi, başın sağ olsun” diyorlar. Çok büyük insandı. Ben Fenerbahçe’ye ilk geldiğimde, 84 yılıydı. Selçuk’un 5 yılı falandı ve o zamanların en büyük oyuncusuydu. Türkiye’nin 1 numarasıydı. Biz fazla ilgi görmedik, Karagümrükspor’dan gelmişiz falan. Ama o bize yanaştı, muhabbet etti ilk. Gönülden yaptı bunu. Camiayı tanıttı. Diğerleriyle arkadaşlığımız sonradan gelişti.

Şöhretinin farkında bile değilmiş gibi davranırdı. Biz meselâ bir yere giderdik, herkes Selçuk’tan imza isterdi. Arada sırada “Ya biz futbolcu değil miydik?” diye kompleks bile yapardık, şaka yoluyla. Yolda yürüse yol yıkılır yani, öyle biri. Belki biz olsak onun kadar imza dağıtmazdık, burnumuz kalkardı. O, çok mutevazıydı.

Futbolculuğu da çok acayiptir meselâ. Genç nesil fazla bilmez ama bugün oynuyor olsa, Türkiye’de değil Avrupa’nın sayılı kulüplerinde oynardı. Plaseleri meşhurdu, fazla sert şut atmazdı. Süratliydi, gol vuruşu iyiydi. Çok kişi bilmez ama iyi de sıçrardı, daha önce basketbol oynamış çünkü.

Tek üzüldüğüm, keşke Fenerbahçe kulübünde görev alsaydı. Sportif Direktörlüğe çok yakışırdı. Gittiğim her yerde bunu söyledim. Ama belki de kendi istemedi, yani öyle “aman bana iş verin” diyecek bir adam da değildi. Üstelik kulübün bu kadar içinde olmasına rağmen.

Bordeaux maçı unutulmazdır dedik ya, orada çok mükemmel bir gol atmıştı. Anısı da vardır. Bir gün önce Fransa’da kafeye gittik, oturuyoruz. Maçı tartışıyoruz. Bana “Bak, yarın benim kesin bir golüm var. Siz sakın yemeyin. En azından 1-1 biter, umutlu gideriz. Allah aşkına 2 tane yemeyin” demişti. Valla yüzünü kara çıkardık, ama Allah’tan yendik Bordeaux’u…

Selçuk Yula dünya karmasıyla oynasa, “Atarım golümü” derdi. Atardı da. Mütevazı da olsa özgüveni tam, harika bir insandı.

Banner Content
Tags:

Benzer Yazılar

0 Yorumlar

YORUM YAPIN